içimizden, içimize

Savaş vermeliyiz.
“O”nlara karşı, onlarla birlikte, savaş vermeliyiz. İnsanlara karşı, henüz ölmemiş insanlık adına, insanlık olarak. Bu savaş biz nitekim şu noktaya götürecek.
İnsanlık adı altında oluşturduğumuz algısal tüm meselelerin, ilmihallerin hepsini tekrar gözden geçirmeliyiz, ardından kavramsal olarak eleştirip, değiştirmeye çalışacağız. Baştan söyleyeyim, kazanana kadar yenileceğiz. Güzel noktaları, çirkinlerden ayıracağız, “kötü”lerden değil. Sonra hayata geçirme planları yapacağız, planlarımız tutmayacak, başarısız olacağız. Biz insanlar olarak; her birimiz farklı algılar ve hislere sahip ve aitiz. İnsanları kesin ve kes olarak aynı noktalarda buluşturmanın yolu yoktur, kapalıdır, pek de imkanlı değildir.
Kitlesel hareketlerin, evrensel olan, toplumsal olan ne varsa üzerine bir çizgi çekebilirsiniz, bu yüzden istikrarsız ve fazlasıyla yoruma açık, tenkit edilen meselelerdir bahsettiklerimiz. En çok da gelişen bunlar değil midir ?… Aslolan şudur ki, tanıtlama şansımız yok ama kitlesel hareketlerin özünde disiplin olmalıdır, disiplinin olduğu bir yerde, “vicdan”dan söz etmek ne kadar doğrudur ?
İnsanın olduğu her yerde, soluk alıp verdiği her noktada “vicdan” varken, hiyerarşinin insanın doğasında olmadığını anlarız, o yüzden savaş vermeliyiz, içimizdeki insanlara karşı, içimizdeki insanlıkla birlikte.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s