Niyet

Bir gün, çok sevdiğim alim bir kişiliğin sohbetine nail oldum.  Aklımda kalan ise şu ; “Müslümana şaşarım, olsa da olmasa da hayırdır” işte yakaladığı bakış açısı buydu. Fikirlerine çok değer verdiğim bir insan olmasından müteakip, hayatıma direkt olarak paragraf başı olarak girmişti bu. Uyumadan önce, tefekkür etmek için heyecanlanıyordum. Lakin, nefis, şeytan ikileminden hangisine kurban gittiğini anlamadan, birkaç gün ertelemiştim bu meseleyi. Evet, Müslüman derken, Müslümanca yaşamayı kastediyordu hocam. Olsa da olmasa da hayır derken, asıl önemli olanın niyetler olduğuna işaret ediyordu. Anahtarım buydu, niyetler . Belirtemeden edemeceğim bir nokta var ki o da şu, bir insana güvenmek çok güzel bir duygu. Hocama güveniyordum, onun söylediğinin doğruluğuna inanıyordum, bu kökten bir inanış değildi, tecrübelerle sabit bir bağ olmuştu. Onun sözleri gerçek ve meşakkatli dolu tecrübeler yığını uzun bir hayatın bize aktardıklarıydı, bu yüzden niyetler üzerinde motive olmalıydım. Temelde niyet etmek, karar vermekti. Boyutsal bir algının dışına taşan istekti, sonuca varıp fiilen zahir olması gerekmiyordu. İnsanın içindeki cevherin yapmak istediğiydi, nihayetinde yapmış olduğu şey ile aynı değildi. Tabii olarak, niyet ve yapılan iş yani amel, birbirinden farklı olabiliyordu. Bu insanın fıtratından kaynaklanan trajik bir varoluş sancısıydı.  Gerisi sizde.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s