Tanenler – Giriş 1.

Bitkilerde bulunan azotsuz polifenolik bir yapısı olan, su, etanol ve asetonda

eriyen, eter ve kloroformda az eriyen, buruk lezzette, deri ile birleşerek onu sertleştiren

maddelere tanen adı verilmektedir.

Bitkilerde tanenler kompleks halde bulunurlar ki bu komplekslere tannoid

adı verilir. Bazıları ozlar(şeker yapıları)la birleşmişlerdir, bunlara da tannozit denir.

Tanenler pek çok bitkide bulunur. Tanence zengin bitkileri ihtiva eden başlıca

familyalar şunlardır: Leguminosae, Polygonaceae, Rosaceae, Rubiaceae ve

Gymnospermae’den Fagaceae.

Bitkinin butun organları tanen ihtiva edebilir, ozellikle Cortex’ler)kabuk) (C. Quercus,

Granati, C. Hippocastani, C. Chinae), Radix(kök) ve Rhizoma’larda (R. Ratanhiae,

Rh. Rhei) da bol miktarda tanen bulunmaktadır. Fakat bunların dışında yapraklar

(Folia Rhois Coriariae), cicekler (F. Rosae), meyvalar (ceviz perikarpı, narkabuğu),

tohumlar (Sem. Colae) ve bazı patalojik organlarda (Gallae)(Böcek tarafından zarar verildikten sonra oluşur) da tanen bulunabilir.

Tanenlere hucre vakuolunde(cep-depo) ve ekseriya alkaloit, protein, oz gibi diğer bazı

maddelerle birleşmiş olarak rastlanır. Bazen özel yapıları oluşturur (idioblast’lar).

Tanenleri belli başlı iki grupta toplamak mümkündür.

1- Hidroliz olabilen tanenler.

2- Kondanse(condance-yoğunlaşmak) tanenler.

Hidroliz olabilen tanenler: Asit fenollerin ozlarla yaptıkları esterlerdir.

Bunlara eskiden “pirogallik tanenler” de denirdi. Çünkü kuru kuruya distillendiklerinde

pirogallol verirler.

Hidroliz olabilen tanenler:

a) Gallo-tanenler.

b) Elaji-tanenler diye ikiye ayrılırlar.

 

 

Gallo-tanenler, gallik asit ve digallik asidin ozlarla yaptığı esterlerdir. Buradaki

oz genellikle glukoz’dur (HAMAMELIS turlerinin taneninde bulunan hamameloz,

riboz turevi bir ozdur).

Mazı taneni, ravent’in glukogallin’i, Fol. Hammamelidis’in hamamelitanen’i

bu gruba dahildir. Bu tanenler asitlerle veya bazı küfler tarafından salgılanan ve bir

esteraz olan tannaz fermenti ile gallik asit ve ozlara ayrılarak hidroliz

olur.

Mazının taneninde bazı yazarlara gore glukoza bağlı 5, bazılarına gore 8-10

hidroksi asit bulunur. Bazılarına gore ise tanen molekulu icinde glukoz mevcut

değildir.

Hamamelitanen kristalize bir madde olduğundan, strukturu iyi aydınlatılmıştır.

Hidrolizle 2 molekul gallik asit ve I molekul hamameloz (hidroksi-metil Driboz)

husule gelir.

Glukogallin bir molekul gallik asit ve bir molekul glukozdan meydana gelmiştir.

 Elaji-tanenler daha kompleks bir yapıya maliktirler. Bu tip tanenler elajik

asit (gallik asit depsidi) ihtiva etmektedir. Elajik asit, canlı bitkide ozlarla, yarı asetal

bağı ile birleşmiş olarak bulunur. Kestane tanenleri, Myrobalana’nın tanenleri

bu tiptir. Bu tanenlerde elajik asitten başka luteik asit ve şebulik asit te bulunabilir

clipboard01

clipboard02

Kondanse tanenler: Hidroliz olmayan kondanse tanenlere “kateşik tanenler”

adı da verilir. Bu maddeler asitlerle veya tannaz ile hidroliz olmaz. Kuvvetli

asitlerle sıcakta veya oksidasyon ajanlarıyla kırmızı veya esmer renkli bileşikler

meydana getirirler ki bunlara flobafen adı verilir ve solvanların coğunda erimezler.

Kuru distilasyon ile pirokateşol verirler. Bu tanenler kateşol turevi bileşiklerin

kondansasyon urunleridir ve ayrıca taze bitkilerde kateşol ile birleşmiş olarak bulunurlar. Alkali ergitme ile bazılarından floroglusinol husule gelir.

clipboard03

Kondanse tanenleri oluşturan kateşol türevi bileşikler, kateşol, epiteşol, gallokateşol,

epigallokateşol ile bunların gallik asitle yaptıkları esterler gibi, yapıları

birbirine oldukca benzeyen maddelerdir.

Bu maddelerden kateşol ve epikateşol, 5,7,3′,4′-tetrahidroksi flavan 3-ol

yapısında olan maddelerdir ve flavan iskeletinde 3 numaralı karbona bağlı olan -OH

ve -H’nin duzlemdeki konumu bakımından birbirlerinden ayrılırlar.

Kateşol ve epikateşolde, 5 numaralı karbona bir -OH grubunun bağlanmasıyla

oluşan maddejer, sırasıyla gallokateşol ve epigallokateşol diye isimlendirilir.

Flavan iskeletinde, 3 numaralı karbona bağlı olan -OH, gallik asitle esterleşmiş

olarak ta bulunmaktadır. Bu esterleşme, yukarıda sözü edilen dört bileşikte de

gercekleşebilir ve boylece bitkilerde kateşol gallat, epikateşol gallat, gallokateşol

gallat, epigallokateşol gallat gibi türevlere rastlanır.

clipboard04

Kondanse tanenler, bu bileşiklerin kondansasyon urunleridir. Kondansasyon

genellikle 4-8 bağlanmaları şeklinde oluşur.

Bu gruba dahil olan tanenleri ihtiva eden bircok drog vardır: Semen.Colae,

Cortex.Chinae, Radix. Ratanhiae, vs. Bu droglarda flobafen miktarı, durdukca artar (kırmızı

renk).

Bunlardan başka bazı maddeler de tanen ozellikleri gosterir Kahvetaneni

(klorojenik asit) bunlardandır. Klorojenik asit bilhassa kahve, striknos tohumu,

Solanaceae yaprakları ve çayda bulunur.

Bu asit depsit? bağı halinde bir molekül kafeik asit ile bir molekül kinik asitten

teşekkül eder

clipboard05

Tanenler suda erir ve kolloidal bir çözelti meydana getirir. Etanol ve asetonda

çok, diğer organik solvanlarda az çözünür. Nadiren kristallendirilebilir.

Tanenler sulu çözeltilerinden ağır metal (Cu, Fe, Hg, Pb, Zn) tuzları ile çöktürülebilir.

Ferri tuzları ile gallik ve ellajik tanenler mavi-siyah; kateşik tanenler,

esmer-yeşil çökelek verirler. Barit suyu, kireç suyu, amonyum molibdat, sodyum

tungstat, jelatin çözeltisi gibi reaktiflerle çökerler. Alkaloitlerin coğu da tanenleri

çöktürür.

Bromlu su ve STIASNY reaktifi (formol + HCI) yalnız kateşik tanenleri

çöktürür.

Asitler ve tannaz fermenti yalnız heterozit yapısındaki tanenleri (hidroliz olabilen

tanenler) hidroliz eder. Tanenler bilhassa alkali ortamda kolayca oksitlenirler.

Tanenler maserasyon, enfüzyon veya dekoksiyon şeklinde suyla tüketilebilirler.

İşlemi bircok defa tekrarlamalıdır ki tam bir tüketme sağlanabilsin. Böylece

tanenlerle beraber suda eriyen diğer maddeleri de ihtiva eden bir ekstre elde edilir.

Ekstraksiyonu etanolle de yapmak mümkündür, fakat bu taktirde reçinelerle bazı

renk maddeleri de beraber ekstre edilir.

Miktar tayini icin birçok yöntem vardır. Ancak bunların hiç biri bütün tanenlere

tatbik edilecek uygun bir yöntem değildir. Çünkü tanenler muhtelif bileşiklerin

bir karışımıdır ve yapıları henüz tam olarak aydınlatılmış değildir.

1- Çökturme: Bu amaçla Cu, Zn, Sn, Pb tuzlarından yararlanılır. Toplanan

çökelek tartılır, sonra yakılır. Metal oksit üzerinden hesaplanan metalin ağırlığı

çökelek miktarından düşürülür, veya filtratta metalin fazlası titrimetrik olarak

tayin edilir.

2- STIASNY yöntemi: Stiasny reaktifi (formol + HCI) yalnız kateşik tanen ve

kateşinleri çöktürür. Bu nedenle bu metot sadece R. Ratanhiae’de olduğu gibi kon-danse tanenlerin miktarını tayin icin kullanılabilir. Sulu bir ekstre hazırlanır ve ikiye

bolunup birinci kısma Stiasny reaktifi ilave edilir. Teşekkul eden cokelek darası alınmış

bir cam filtrede toplanır, yıkanır, kurutulur, tartılır. Boylece, alınan numunedeki

kateşol ve kateşik tanenlerin miktarı bulunmuş olur. Sulu ekstrenin ikinci kısmı

tuzlu jelatin solusyonu ile çöktürülür. Cokelek diğer tanenlerle birlikte kondanse

tanenleri de ihtiva eder. Bu cokeleğin tartılmasına gerek yoktur. Suzulur, filtrat

formol + HCI ile muamele edilir, kateşinler çöker. Çökelti toplanır, yıkanır,

kurutulur, tartılır, ≪ateşinlerin miktarı birinci denemede bulunan kateşik tanen

+ kateşin miktarından çıkarılır, kateşik tanenlerin miktarı hesaplanır.

3- Kolorimetri: Bazı tanenler fosfotungstik asit ile mavi bir renk verirler. Bu

renk reaksiyonundan istifade edilerek veya tanen cinko asetat ile çöktürüldükten

sonra çözeltinin renginden faydalanılarak kolorimetrik miktar tayini yapılabilir;

fakat bu yontemler daha az spesifiktir.

. 4- Volumetri: Tanenlerin, KMn04,K2Cr207 veya l 2 ile oksidasyonuna ve reaktifin

fazlasının geri titrasyonuna dayanan yontemler de kullanılmaktadır. Fakat

bu yontemler de spesifik değildir.

5- Absorpsiyon: Kromlu deri tozu yardımıyla taneni absorbe etmek suretiyle

uygulanan bir metottur. Deri endustrisinde cok tatbik edilir. Butun tanenleri tayin

eder, fakat kimyasal-bir reaksiyona dayanmaz.

Verilen şartlarda bir sulu ekstre hazırlanır ve kuruluğa kadar ucurulup tartılır

(E). Bu, suda eriyen maddelerin total miktarıdır. Eşit miktarda bir numuneye deri

tozu konur ve calkalanır sonra suzulup kuruluğa kadar buharlaştırılır ve tartılır

(N). Bu tartım ekstrede tanen olmıyan maddelerin miktarını verir. E-N tanen

miktardır. Daha hassas bir sonuc elde etmek icin, kurutulan ekstreleri yakarak

kul miktarını, kuru ekstre miktarından duşmek gerekir.

6- Biolojik metotla aktivite tayini: Hemoiiz indisi tayinine benzer bir usulle,

verilen şartlarda, hematileri aglutine edecek tanen çözeltisinin minimum miktarı

hesaplanır.Tannik asit ile hazırlanan şahit çözeltinin de aynı koşullarda hematileri

aglutine ettiği konsantrasyon tesbit edilir. Bulunan iki değer oranlanarak tanen

miktarına gecilir.

Tanenin bitkilerdeki rolu pek iyi bilinmemektedir. Meyvalar olgunlaştıkca

tanen miktarının azalması bitkinin bu maddeyi kullandığını gosteriyor. Bununla

beraber bircok tanen bitki icin artık madde olmalıdır.

Tanenler haricen astrenjan ve dahilen antidiyareiktir. Deri ve mukozada bir

tabaklama yapar ve deri yuzeyini daha az permeabl hale getirir. İnce damarlarda

damar daraltıcı etkisi vardır. Bu sebeple yuzeyel yaralarda ve hemoroitlerde kullanılır.

Tanen ekstreleri yanıklarda antienflamatuar olarak ta tesir eder. Dahilen diyareye karşı kullanılır. Bağırsak peristaltizmini azaltır. Ayrıca buna

antiseptik etki de eklenir, Serbest tanenler ince bağırsağın alkali ortamında cabucak

parcalanır. Bu yuzden tanen bileşikleri (tannalbin v.s.) veya daha iyisi kompleks bitki

ekstreleri kullanılır. Boylece tanenlerin sindirim sırasında, azar azar serbest hale

gecmesi sağlanmış olur.

Bazı tanen ekstrelerinin (mesela Acer taneni) mantar, bakteri ve bazı virusların

gelişimini durdurduğu tespit edilmiştir. Boylece tanen droglarının bilhassa akciğer

hastalıklarında antiseptik olarak kullanılması doğrulanmış bulunmaktadır.

Gallik asit ile klorojenik asit kolagogtur. Yuksek konsantrasyonda irritasyon

yaptığından sac toniği olarak ta kullanılır.

Tanen ihtiva eden droglarda, heterozitler daha iyi bir şekilde muhafaza edilir.

Orneğin armut’ta arbutozit cabucak hidrokinon’a parcalanır ve yaprakları esmerleşir.

Buna mukabil Arctostaphylos yapraklarında arbutozit, ancak cok yavaş parcalanır.

Cunku bu yapraklarda oldukca fazla miktarda bulunan tanenin tesiriyle

p-glukozidaz inhibe olur.

Tanen dericilikte cok kullanılır. Tabaklamak suretiyle deri, suyu cok daha az

gecirir hale gelir ve çürümez, bozulmaz.

Antrasen türevi heterozit yanında tanen de içeren droglarda tanen droğun tesirini

azaltır boylece hastanın ilaca tahammülü artar.

Kaynak : Ankara Ü.kitaplığı FARMAKOGNOZİ CİLT 1

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s