Güney ve Doğu p:2

Cudi kekomuzda güzel bir mangal yaptıktan sonra, ordan efsane bir 4×4 mercedes axorla bestara tekrar indik. Yanımda hafif bir isyancı ile birlikte biraz gezelim dedik. Aslında ben demedim, oraya gelmişken gezdirekin dedi.20170123_145829

İnceden yola koyulduk, sezen ablayı açtım hafiften çala çala yollara düştük. Yol dediysem, bele ince ince kıvrıla kıvrıla dağların arasından, sapa manzaralı yollar. Ürkütücü ve şaşırtıcı yerler. Uludere, kato, uzaktan zap map derken günü tamamlayıp şırnağa geri döndük.20170123_131204

20170123_1311550

Ertesi gün geri dönme vakti gelmişti. Cizreye uğradık, cizrede bol bol ilginç bir kara çarşafa bürünmüş kadınlar vardı, hangi mezhebe, hangi itikada tabiler bilemiyorum. Yazın diclenin kenarındaki çadırlar kaldırılmış, hayat biraz daha normale dönüştü.

20170124_111945Elma yanaklı polis arkadaşların kontrolünden sonra şehre girdik, ufak tefek işlerimizi halledip yola koyulduk. Şimdi menzil “idil”. Cizre’den çıkıp idile giden yol, cizreyi yukarıdan net bir şekilde görüyor. Cizre susuz bir Venedik gibi, ortası boş, suyu çekilmiş kanal gibi. Suyun çekildiği yer ise, savaşın olduğu cudi mahallesi. Savaşın olduğu mahalle. Şimdi, ihbar geliyor polise. Diyorlar ki, hendek kazıyülar, evden çıkamıyoh, gelin bizi kurtarın. Neyse polis basıp gidiyor, zırhlıdan inen ilk polisi, “cauvvv” bi kanas vuruyor, oracıkta hayata gözlerini yumuyor anadolunun herhangi bir yerinde doğmuş gariban yetişmiş bir genç. Bu çok tarifsiz bir…bir… sonra bu iş değişiyor, işte bu manzaraya “artillery” geliyor, ve cudi mahallesini tepelerine yıkıyor isyancıların

20170124_113939

Şimdi yolumuz idil. İdil hakkında çok uzun yazamiyacam çünkü pek gezemedim. İdilde hafif seyreden bir isyan çıkmış, şehir diğerlerine nispeten az tahribat görmüş, yine de yıkık yerler çok. Savaşın izleri hala sıcak ve var. Genellikle isyancıların mevzilendikleri binalar yıkılmış. İdilde, bir caminin tuvaletine girdim. Cami avlusundan çektiğim fotoğraf size bir şeyler anlatıyor.20170124_140713

İdilden yola çıktık. Ve şimdi artık dönüş moduna girmiş bulundum. Bu uzun ve kısa yolculuktan bana ne kalsın isterdim ? bunları düşünürken, bir Süryani şarabı fena olmaz dedim. İstikamet Midyat. Midyat sizi ruhban okulu, kilise ve cami manzaraları, tabiatı ezilmiş bir taş bina manzarasıyla selamladı.

20170124_161122Midyatın merkezinde durduk. Burası cizre caddesi. Bu caddede, yoğun olarak teshibçi ve şarapçı var. Ve kavşaklarında güzel taş heykeller.20170124_163452

Küçük bir araştırma sonucu sözlükten bir tavsiye aldım ve “silluh” şarapçısını buldum favlus beyin kendi imalatı şaraplardan iki tane aldım. Manastır ve Dara. Manastır bordo, hafif vanilya aromalı bir şarap, köri sosuyla ve kars gravyeriyle tattım, efsane. Dara ise arkeolog bacımın himayesine girdi, afiyet olsun. Midyattan birkaç saat sonra mardine girdik, yeni mardine.

20170124_172421Dağın üstüne kurulu bir beton yığını… çok kötü. Her yer beton. İğrenç bir kentleşme. Neyse ki eski mardin böyle değil. Orası hala güzel. Yolculuğumun bundan sonrası, malumunuz Viranşehir üzerinden otoban filan. Adana . Her hangi sosyolojik ve psikolojik bir değerlendirme yapmayı bu platform üzerinden doğru bulmuyorum, hatta kaçınmaya çalıştım fakat bazı yazdıklarımı da yazmasam haksızlık olacaktı. Hürmetler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s