Sefer Baba’dan okuyucularına romandan bir soluk…

Tabiat, hatta evren tamamen yaratılmış ise, yaratılanların arasından sadece insanın bir sınava tabi tutulması darunun aklını karıştırmış olmalı ki, bugün darunun aklında saklı kalanlar bunu işaret ediyordu. Buraya daru’ya pek çok şey anlatmaya, belki de öğretmeye, ama en çok yardımını almaya gelmiştim. Lakin, daru varlığını ben ona nüfuz etmeden hissettirmeye başladı. Evet bu soru, insanın seçilmiş olması yahut seçildiğini ileri sürmemiz arasında gidip gelen muammadan ibaretti. Eğer gerçekleri ararken ön kabullerden faydalanıyorsak, yanlış yoldayız demektir. Doğası gereği tüm canlıların rolü, biçimi ve işleyen sisteme katkı ve zararları vardı. İnsanı diğer canlılardan ayıran bir çok özellik sayarken göz ardı ettiğimiz bazı basit ve mutlak verileri tekrardan gözden geçirmek için daru can atıyordu. Örneğin bir geyik çok iyi koku alıyordu, yahut bir tavşanın kulakları bizimkilerden çok daha iyi duyuyordu, ya da bir şahinin gözleri, bizden çok daha iyi görüyordu. İnsanı farklı kılan öz ise, islama göre tanrının bize üflediği, kendisinden bir parça verdiği ruh muydu ? yoksa bir insanı insan yapan başka şeyler mi vardı. İnsanı insan yapan, diğer canlılardan ayıran şeyleri bulduğumuzda, sınava neyden tabi tutulduğumuzu da anlayacaktık. Daru ile bu konuda hem fikirdik. Peki bu neydi ? eğer bizi onlardan ayıran şeyler ise, bu bize basit gelen bir olaydı. Çünkü ölü bir tavşanı, kulaklarının ne kadar duyduğu ile sınav yapmaktan farksızdı. Dolayısıyla, bu farkı insanın iç dünyası yaratıyordu. Pekala bu iç dünyanın dışa vurumu insanın dünyada olduğu ilk günden itibaren var mıydı, yoksa insanoğlunun fikir ürünü müydü ? eğer insanı yaratılmış kabul edersek, diğer canlıların ve dolayısıyla tüm evrenin, tabiatın yaratılışını kabul etmemiz gerekmiyor muydu.

Hava kararmaya başlamıştı, yani soğumaya da başlamıştı. Darunun evine geçtik, içerisi gayet sıcaktı. Yine odada yanan fena bir şömine vardı, daru ateşin başına gidip yine kap kapacaklarla uğraşmaya durdu. Getirdiğim erzaklardan güzel bir akşam yemeği yiyecektik. Daru yetiştiği kültür itibari ile, yemeğe benim alışık olduğumdan daha fazla anlam katıyordu. Bu konuda biraz hassastı, akşam yemekleri önemliydi. Çünkü henüz batan güneşin ardından, aslında yeni bir günü karşılar gibi akşamı karşılıyordu. Çünkü karanlık, gündüzü anlamlandıran ve içerisinde hazineler barındıran mistik ve etkileyici bir çehreydi. Güneşin kemerinde parlayan elmas gibi ay’ın ortaya çıkması onu mutlu ediyor ve onu takip ediyordu.  Darunun ilk günden beri pek hoşuna gitmeyen olayın, kitabın tanrı tarafından bir kişiye gönderildiğiydi. Daru ve ataları, aynı inanca sahip insanları, tanrının kendisine ulaşmasını tahayyül dahi etmemişti. Tüm çabaları farklı bir yöndeydi. Onlar tanrının onlara değil, kendilerinin tanrıya ulaşabileceğini düşünüyorlardı. Yaptıkları ayinler, toplantılar, daha geniş anlamda ibadetler bu arzuyu/isteği yerine getirmek amaçlıydı. Nitekim, mensubu olduğum islam ve islamın hak bulduğu peygamber ve dinler hiç böyle bir yönelim göstermemişti. Fakat burda akıl almaz bazı gerçekler vardı. Çok benzer öyküler yaşanmıştı. Baha ile geçirdiğim vakitlerde birkaç defa rabıta yapmıştık, daru ve arkadaşlarıyla buna benzer, hatta aynısını sadece farklı yöntemlerle gerçekleştirmiştik. Fakat burda ne bir tek tanrıdan, ne de tanrının her hangi bir insana ulaştığını duymamıştım. Daru bu konuda belki de çok haklıydı. Ona bunu kabul ettirmek zordu, zaten böyle bir çaba içerisine girmiyordum. Ben elbette ki olaya bir ön kabul ve inançla yaklaşıyordum fakat nedense aidiyet duygum azalmıştı. İslamın içimdeki yolculuğun nihai menzili olmadığını düşünmeye başlamıştım. Daru ile vakit geçirme fırsatı, aylar önce kaybetmeye başladığım heyecanımı ve arzumu tekrardan harekete geçirmişti. Fena hissetmiyordum. Diğer taraftan gerçekten uzun süre bana her şeyi yaptıran, içimde bir türlü bitiremediğim ama artık kendisiyle barıştığım korku ve endişe tekrardan ortaya çıkmaya başlamıştı. Heyecanımın bedeli mi, bunu kestiremiyordum, gerek de yoktu. İslam çok büyük bir sistemdi, sadece tanrısal bir bağ içeren materyal olmaktan öte, aynı zamanda sosyal, ekonomik, devlet, aile gibi hayatın neredeyse her alanında kurallar koyan, tavsiyeler veren, en iyi ihtimalle uzak durulması gereken noktaları belirten bir bütündü. Bütünü parçalayarak yorumlamak, okumak ve anlamak yanlıştı. Öncelike daruya ne olduğunu anlatmalıydım. Yıllar önce çıkmış olduğum yolculuk, çok şiddetli bir arayışın neticesiydi. Büyük bir boşluk içerisinde çıkmış olduğum yolculuğum ve ulaştığım yerde geçirdiğim vakit esnasında elbette ki şimdiki gibi düşünüp görmüyordum. Daru burda bana çok yardımcı olabilecek bir insandı, çünkü yıllar önce yaptığımı sandığım uzak bir gözden islamı değerlendirme fırsatını iki elden, iki gözden ve iki farklı kültürden tekrar yapacaktım. Darudan hiç beklemediğim bir biçimde, ilgisinin kitaba(kuran-ı kerim) değil, hz.muhammed’e  olduğunu anladım. Aslında ikisine de çok ilgiliydi, fakat ilk etapta üzerine yoğunlaştığı mesele kitabın indiği kişiydi. Kendisini çok merak ediyordu, ne yapar, neye benzer, nasıl bir insan, yaşantısı nedir. Bunu bende çok merak etmiş ve uzun uzun araştırmıştım. Hatta bu araştırmayı yaparken, çevremde belh’te doğmuş, islamla doğarken neredeyse tanışmış insanların bu konuda çok az şey bildiklerini farkettim. Bir kişiye kutsallık atfettikleri zaman, ortadaki gerçekten uzaklaştıklarını sezdim. Onun, hepimizi gibi bir insan, bizler gibi vicdana, kalbe, gönle ve iradeye, içinde bir sese sahip olduğunu nedense görmekten ve duymaktan kaçıyorlardı. Onun da bizler gibi insan olduğunu anlamaları, yahut bunu dillendirmeleri adeta saygısızlık çerçevesinde değerlendiriliyordu. Dolayısıyla belh ve civarındaki Müslümanların, ki ben dünya üzerindeki bir çok Müslümanın hz.muhammed’i anlamadığını, anlamaktan korktuğunu ve anlamadan da yaşayıp öleceklerinden emindim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s